GAZZE'DE VE DİĞER BÖLGELERDE ŞEHİT OLAN KARDEŞLERİMİZE ALLAH'TAN (cc) RAHMET; BÜTÜN MÜMİN KARDEŞLERİME DE SABIR DİLİYORUM...
Katliamı, soykırımı, terör ve vahşeti alışkanlık haline getiren işgalci korsan terör devleti İsrail'i nefretle kınıyorum! Dünyada bozgunculuktan başka bir şey yapmayan kan içici vamprileri nefretle kınıyorum!
Savunmasız insanlara, çocuklara, kundaktaki bebeklere, camilere, okullara, hastanelere, yaşlılara, hastalara, evlere, ağaçlara, hayvanlara kuduz köpekler gibi saldıran barbar zombileri ve bu zombilerin gönüllü hizmetkarı esfeli safiliynleri de nefretle kınıyorum, protesto ediyorum!
3 saatlik ateşkes sözü verip de 3 dakika bu sözünü tutamayan yalancı, düzenbaz, kan içici Siyonistleri insan diye muhatap alan basit karakterli şahsiyetsizleri de aynı şekilde nefretle kınıyorum, protesto ediyorum!
Siyonistlerin katliamlarına üç kuruşluk çıkarları için uyduruk gerekçeler üretmek, terörist İsrail'i haklı göstermek, İnsanların İsrail'e gösterdiği doğal tepkiye Militan İslam olarak nitelemek yoluyla Siyonist uşaklığı yapan sansasyonel medya mensuplarını nefretle ve tiksinerek kınıyorum, protesto ediyorum!
Dünyanın en gelişmiş silahlarına ve kuduz köpeklerden farksız binlerce terörist Siyonist askere karşı; el yapımı silahlar ve bir avuç mücahidiyle kahramanca savaşan, vatanı ve milleti için kanının son damlasına kadar mücadele eden Hamas'a terörist diyen gönüllü Siyonist uşaklarını, terörist hayranlarını da aynı şekilde nefretle ve tiksinerek kınıyorum, protesto ediyorum!
İşgalci, dinci, ırkçı, faşist, korsan, ABD ve AB beslemesi, ensest, terör devleti İsrail'in, 1948'den beri Filistin'de BM ve ABD'nin zoruyla yasa dışı varlığını sürdürdüğünü gündeme getirmek yerine; vatanını savunan Filistin halkını "Militan" diye niteleyecek kadar alçaklaşan insanlıktan yoksun kalmışları da tiksinerek ve nefretle kınıyor, protesto ediyorum!
Cenin, Kana, Sabra, Şatila katliamlarını görmezden gelerek insanların zihninde "Hamas füzeleri İsrail'i vurdu, İsrail de kendini savundu." düşüncesi oluşturmaya çalışan Siyonist medyayı ve bunlara destek veren Siyonist sermayeyi de aynı şekilde tiksinerek kınıyor, protesto ediyorum!
Kan içici vampirleri, et yiyen zombileri, ensestleri, barbarları, bitkiye, toprağa, ağaca, evlere, ambulanslara, okula, camiye, çeşmeye, tarlaya saldıran korsanları, katliamcıları, soykırımcıları "medeniyetin zirvesi" olarak gören kör, dilsiz ve sağırları küçümsüyorum, beğenmiyorum. Bunlardan midem bulanıyor, hepsinden tiksiniyorum. Bunlar en aşağılık varlıkları zirve noktada görecek kadar aşağılık yapıdalar.
Hepsini Allah kahretsin!
İşgalci, korsan, terör devleti İsrail'in Fırat, Dicle ve Nil havzasına hakim olduğu, Kudüs'te ve Urfa'da Sion Mabedi kurduğu günü; sabırsızlıkla bekleyen hayalperestleri ve bütün Siyonistleri nefretle kınıyorum!
Ayak bastıkları her yerde huzur ve güveni yok eden bozguncular, yağmacılar, çapulcular, gaspçılar, haramiler, fitneciler, fesatçılar her yerde her dönemde nefret oluşturdular. Bu nedenle hep aşağılandılar, sınırdışı edildiler, kovuldular, horlandılar. İspanya'da barınamadılar, Almanya'da odun gibi yandılar. Hep aşağılandılar ama yine de değişemediler, bir türlü insan gibi olamadılar.Hep aynı insanlıkdışı özelliklerini muhafaza ettiler. İşte bu yüzden Asya'dan da gidecekler. Çünkü kovulmaktan, sınırdışı edilmekten, aşağılanmaktan, horlanmaktan başka bir şeye alışamadılar, bunu yaşamadıkça rahat edemeyecekler. Yeryüzünde çıkardığı bozgunculukla Allah'ın huzurundan kovduğu şeytandan farksız bu topluluğu nefretle kınıyorum!
Dinci, faşist, ırkçı, kan içici, soykırımcı, terör devleti İsrail; Filistin'den de kovulacak, layık olduğu muameleyi mutlaka görecektir. El yapımı en basit silahlarla mücadele eden bir avuç Hamas Mücahitleri karşısında yaşadığı acizliği; masum çocukları, yaşlı kadınları, kundaktaki bebeleri, kır saçlı dedeleri katlederek gizlemeye çalışan Siyonist katiller; kahraman Türk Milleti'nin sabrının bittiğinde Asya'dan geldiği gibi gidecektir. Tıpkı tarihteki örneklerinde olduğu gibi gidecektir. İspanya'da, Almanya'da, İran'da, Avrupa'da barınamadıkları gibi Asya'da da barınamayacaklar. Çünkü Asya insanları çok daha karakterli, çok daha kahraman, çok daha onurlu insanlardır. Bu barbarlar ile daha fazla birlikte yaşamaya tahammül edemeyeceklerdir.
Siyonist güçler, Filistin'de Allah'a yürüyen her şehidi, eskisinden çok daha güçlü bir Hamas olarak karşılarında bulacaktır. Çünkü Hamas; Siyonist alçaklar gibi nefret oluşturan, bebek katili, çapulcu bir topluluk değil; tam tersine vatanseverliği, onurlu, haklı ve karakterli mücadelesi ile dünyanın sempatisini, dünyanın sevgisini kazanan ulvi bir harekettir. ABD, AB, İsrail ve işbirlikçi Arap devletlerine, dünyanın bütün şer güçlerine karşı yüreğinin gücüyle meydan okuyan, varlığını koruyan bir hareketi, yeryüzünde yok edebilecek hiçbir güç olamaz, yoktur ve Hamas asla yok olmayacaktır. Hamas'ın yok edilmesi, şer ve fitnenin hakim güç durumuna gelmesi için sabırsızlıkla bekleyen vampir, barbar ve Siyonist hayranlarını nefretle kınıyorum!
Bekleyin siz! Çok beklersiniz ancak asla göremeyeceksiniz!
Siyonistlerin bebek katletmesine bakıp da Hamas'ın yok olabileceğini düşünmek, mantık dışı bir safsatadan başka bir şey değildir. Karizması Filistin'den İstanbul'a, Paris'ten Malezya'ya, Venezüela'dan İran'a kadar yayılan, kahraman Türk Milletinin de gönlünde taht kuran Hamas mücahitlerinin geçici kayıplarını yenilgi gibi görmek; körlük ve basiretsizliktir. Hamas'ın yok edilebileceğini düşünebilmek kör, dilsiz ve sağır olmak demektir.
Hamas, haklı davası, onurlu mücadelesi ve karakterli duruşuyla kaçınılmaz bir gerçektir. Siyonistler ait oldukları yere, 1948'den önceki bölgelere Hamas tarafından mutlaka geri döndürülecektir.Bulunduğu yerden kovulmak bozguncuların zaten değişmeyen kaderidir. Bu onların tabiatlarının da bir gereğidir. Hamas, bu gerekliliği yapabilecek ruh ve karaktere, kahramanlığa, cesaret ve vatanseverliğe fazlasıyla sahiptir.
Bütün şehitlerimize Allah'tan rahmet, başta Filistinli kardeşlerim olmak üzere bütün Mümin kardeşlerime sabırlar ve başarılar diliyorum!
Ayrıca; Hamas'a gönüller dolusu selamlar...
Filistin'de azalmış gibi görünürken dev gibi büyüyen Hamas'a gönüller dolusu sevgiler... İran'da, Türkiye'de, Lübnan'da, Malezya'da, Fas, Tunus, Cezayir'de... dalga dalga çoğalan Hamas'a gönüller dolusu sevgiler...
Hepimiz Filistinliyiz, gönlümüzle, kalbimizle, malımızla, canımızla, kanımızla, her şeyimizle Filistinliyiz. Sonsuza kadar da öyle olacağız, Filistinli kalacağız.
Bütün Siyonistler ve Siyonistseverlerin kulağında küpe olsun;
FİTNE ASYA'DAN SİLİNİNCEYE KADAR HAMAS VAR OLACAKTIR.
İSRAİL SORUNU
Yahudiler, Fırat-Dicle ve Nil havzasının “Yehova” adını verdikleri tanrı tarafından kendilerine “Vaad Edilmiş Topraklar” olduğuna inanırlar. Bu toprakları ele geçirerek; merkezi “Kudüs” olan “Büyük İsrail İmparatorluğu” kurmayı, “Mescid-i Aksa”yı yıkarak yerine “Sion Mabedi” inşa etmeyi hayal ederler. Bu emperyalist hayale Sionizm denir.
Yahudilikte katı bir “Irkçılık” vardır. Sionist Yahudiler, Yahudi olmayan bütün insanları “hayvan” kabul ederler. Yahudi olmayanları tanrı “Yehova”nın kendilerine “hizmet etmek için” yarattığı “köle” sayarlar. Yahudi olmayanların sahip olduğu malları ise “kendilerinin gasp edilmiş malları” kabul ederler. Bu inanışları nedeniyle herkesi kendilerine köle yapmak ve herkesin elindeki malı almak isterler. Bunun için de her yolu mübah görürler.
Yahudilikte “soy anneden gelir”. Doğan çocuğa “annenin soyadı” verilir. Yahudilerin ve Yahudi hayranlarının sürekli kadın hakları gibi söylemleri öne çıkararak kadın hakimiyetinin sağlandığı toplumsal yapı oluşturmaya çalışmalarının nedeni budur.
Yahudiliğin bir diğer özelliği de “Pesah(Mayasız) Bayramı”dır. Bu bayram insan kanı karıştırılmış mayasız ekmek yenilerek kutlanır. Bayram günü Yahudilerin Mısır Firavunu’ndan kaçarak kurtuldukları gündür. Yahudiler, Firavun'dan kaçmak için mayaladıkları ekmek hamurunun mayalanmasını dahi beklememiş, yola dizilmişlerdir. Firavun'dan kurtuldukları bugünü de daha sonra mayasız ekmek yaparak kutlamaya başlamışlardır. Bayramdaki kan içme özelliğini ise; başta Araplar olmak üzere insanlığa duyulan kin ve nefretten kaynaklanmaktadır. Bunun temel dayanaklarından biri muharref Tevrat'taki "Et yiyin, kan için...Sarhoş oluncaya kadar kan için." sözde ayetidir. Pesah bayramında yapılan ekmeklerin en makbul olanı ise “küçük erkek çocuklarının kanı” ile yapılanıdır.
Terör devleti İsrail, Filistin’de her yıl “soykırım” yapmaktadır. 1948’de BM’nin baskıları ile kurulan bu işgal devleti, kurulduğu yıldan beri Ortadoğu’yu kan gölü haline getirmiştir. Henüz Cenin, Sabra, Şatilla ve Kana katliamlarının izleri silinmeden Gazze katliamını başlatmıştır. Soykırımı devlet politikası haline getiren bu devlete ABD, BM ve Avrupa devletlerinin sessiz kalmasının nedeni İsrail'e taraf olmalarıdır. Bu durumu en iyi açıklayan gerçek Kuran-ı Kerim'deki "Onlar bilmezler mi ki, siz onların dinine girmedikçe, Yahudi ve Hıristiyanlar sizden kesinlikle razı olmazlar." (Bakara 120) ayeti ile "Ey inananlar! Müminleri bırakıp kafirleri dost edinmeyin. Allah'ın aleyhinize apaçık bir ferman vermesini mi istersiniz?" (Nisa 144) ayetidir. Gerçekten de her daim yaşanan her şey bu ayetlerde anlatıldığı gibi olmaktadır.
BM'nin yardım adı altında Gazze'ye gönderdiği araca törör devleti İsrail ateş açıyor. BM'de güvensizlik nedeni ile yardım faaliyetlerini askıya alıyor. Bu palavraya kim inanır? Bu bir palavradır çünkü; ateş açılan yardım aracında ölen kişiler yine Filistinlidir. Tıpkı Srabrenica katliamının Sırplar ile anlaşılarak tertip edildiği gibi; bu olay da İsrail ile anlaşılarak tertip edilmiştir. Böylece BM, hem uluslar arası alandaki sahte barışçıl görüntüsünü korumaya çalışmış, hem de müttefiki İsrail'in kanlı amaçlarına ulaşmasına yardım aracını tertip ederek katkıda bulunmuştur.
ABD ve İsrail ile yıllardan beri müttefik olmamıza rağmen; Türkiye'yi bölme planlarını bu devletler yapmaktadır. Ülkemize saldıran terör örgütlerini bu devletler kurmaktadır. Türkiye'ye yönelik en büyük iç ve dış tehdit unsurlarını bizim de üye olduğumuz NATO'ya üye ülkeler oluşturmaktadır. Kıbrıs'ta bu devletler yanlı davranarak Türkiye'yi zor durumda bırakmaktadır. BM ve diğer Avrupa devletleri de hemen her konuda ABD ve İsrail'den farksızdır. Çağdaşlaşma ve Batılılaşma'yı ilke edinmiş, Avrupa Birliği'ne üye olmak için üye ülkelerin tamamından çok daha fazla çalışmış, BM'ye üye bir olmamıza rağmen hiçbir Batı devleti Türkiye lehine politikalar üretmemiş, Türkiye lehine politikaları desteklememiştir. Türkiye, biz onların dinine girmedikçe onların bizim dostumuz olmayacağını anlamak için daha fazla beklememelidir. Çünkü bıçak kemiğe dayanmış, Türkiye'nin kaybedecek bir saniyesi bile kalmamıştır.
İŞGALCİ KORSAN TERÖR DEVLETİ İSRAİL’İN AMAÇLARI:
1. Yahudiler tarafından Arz-ı Mevud olarak adlandırılan topraklarda büyük bir İsrail İmparatorluğu kurmak.
2. Yahudiler tarafından “Arz-ı Mevud” olarak kabul edilen topraklarda soykırım yaparak ve yerli halkı göçe zorlayarak nüfus ve hakimiyet üstünlüğü sağlamak.
3. Mescid’i Aksa’yı yıkarak yerine Sion Mabedi yapmak.
4. İran, Irak, Suriye, Lübnan, Mısır ve Türkiye’yi işgal etmek.
5. Antakya, Urfa, Hatay ve GAP bölgesi gibi kutsal kabul ettikleri yerlere hakim olmak.
6. Hanuka ve Pesah bayramları için daha fazla insan kanı temin etmek.
7. Muharref Tevrat’ta soykırımı emreden bazı ayetleri yerine getirerek ibadet etmek.
8. Üretilen yeni silahları denemek ve bu silahların reklamını yaparak pazarlamak.
9. İnsanlardan kendilerinin gasp edilmiş malı saydıkları malları geri almak.
10. Fırati Dicle, Aras, Kura ırmaklarının sularından yararlanmak.
11. İnsanları köleleştirmek ve İsrailoğullarının hizmetkarı haline getirmek.
12. Dünyada kadın hakimiyetinin kesin olarak sağlandığı toplumlar oluşturmak.
Türkiye’nin vatanı ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü tehdit eden PKK ve ASALA terör örgütlerinin hayali haritaları ile; Siyonist İsrail’in hayal ettiği “Arz-ı Mevud” haritası arasında hiçbir fark yoktur. Bu durum bir tesadüf değildir. Terör devleti İsrail ve ABD önce bu bölgeyi Türkiye’den koparmak; sonra kuracakları zayıf Kürt veya Ermeni devletini kolayca “Arz-ı Mevud” idealine katmak istemektedir. Bu haritalar gibi; terör örgütlerinden elde edilen silah ve patlayıcı maddelerin de çoğunlukla İsrail ve ABD yapımı olması bu gerçeği göstermektedir.
İnsanlık onuruna sahip olan herkes, her alanda Siyonizm ile etkili ve bilinçli bir şekilde mücadele etmek zorundadır. Siyonizmle mücadele sadece Hamas’ın değil; bütün insanlığın bir görevidir. Çünkü Siyonistler bütün insanlığı hayvan gibi, tanrının kendileri için yarattığı hizmetkar köle gibi görmekte ve bütün insanların mallarını kendilerinin gasp edilmiş malı saymaktadır. Bu mantıkla herkesin malına göz dikmektedir. Siyonizm, her haliyle bütün insanlığın düşmanı bir doktrindir. Katliamlar, soykırımlar, insanların gasp sayılan malları tanrı buyruğu olamaz. Tanrının böylesine saldırgan, faşist bir toplum oluşturmak isteyeceğini hiç ama hiç sanmıyorum.
************************************************************************************************
SOSYAL BİLGİLER DERS UYGULAMALARI İÇİN LİNKE TIKLAYIN
